Ninguem
Image default
Unutulmaz Maçlar

1978 Dünya Kupası Brezilya Peru Maçı

1978 Dünya Kupası,   Arjantin’deki   faşist   diktatörlük   döneminde  oynanmış   ve   tarihe   en   kirli   kupalardan   birisi   olarak   geçmişti (Mussolini  döneminde   oynanan  34′  ve  38′ Dünya Kupalarıyla birlikte). Ne yazık ki saha dışındaki çirkinlik, saha içine de yansımış ve finale ulaşmayı hak eden ekip, evine dönmek zorunda kalmıştı. İşte o ekip, kupanın 2. turunda, onu adil olmayan yollarla finalden eden takımın karşısına çıkmıştı. Brezilya, Peru ile karşı karşıya gelmişti…

70’de son şampiyonluğunu kazanan Brezilya, 74’deki başarısızlıktan sonra yine harika bir ekiple karşımıza çıkmıştı. Dirceu, Cerezo, Zico ve 70’den kalma Rivelino takımın yıldızlarıydı. Karşılarındaki Peru ise,  tarihinin  en iyi dönemini yaşıyordu. 70’de çeyrek finale ulaşarak  kupa  tarihindeki en büyük başarısını kazanan ekip, 75’de Güney Amerika’nın en büyüğü olmayı başarmıştı. Velasquez, Cueto, Oblitas ve Cubillas gibi top cambazlarına sahip ekip, göze hitap eden bir oyun oynuyordu.

14 Haziran 1978 günü 2 takım, kupanın 2. turunda karşı karşıya gelmişti. Sahaya şu kadrolarla çıkmışlardı.

2 takım da benzer bir dizilişle oynuyordu. 4lü savunmayı tercih eden ekipler, önlerinde birer ön libero görevlendirmiş, merkezde 2 orta saha oyuncusuna yer vermişti. Kanatlar ileri uçta yer alan santrafora destek oluyordu.

Brezilya kompakt bir yapı benimsemişti. Topu hızlı çevirmiyorlardı ancak top onlardayken sürekli yer değiştiriyor ve bu sayede pas uzunluğunu çok kısa tutabiliyorlardı. Bana Guardiola’nın Barcelonasını hatırlatıyordu oynadıkları oyun. Elbette Pep Cruyffyan oyun tarzından çok etkilendi ancak 70’lerdeki Brezilya takımlarından da oyun anlayışına bir şeyler kattığını rahatlıkla söyleyebilirim. En büyük benzerlikleri, rakip sahada kalabalık olmaları ve topu kaptırdıklarında kısa süre içinde yeniden kapmaya çalışmalarıydı. Takım topu kaptırdığında bir bütün olarak hareket ediyor ve Peru’ya nefes aldırmıyordu. Şunu da hatırlatayım; Peru’nun çok yetenekli bir orta sahası vardı. Velasquez, Cueto ve Cubillas üçlüsü, Xavi-İniesta ve Messi üçlüsünün Peru versiyonu gibiydi. Ancak buna rağmen Brezilya ilk yarıda rakibini boğmuştu. Yoğun presi aştıklarında ise, Brezilya kalesine önemli ataklar gerçekleştirmişlerdi.

Maçın ilk önemli pozisyonu Brezilya’dan gelmişti. Arkadaşından topu alır almaz ceza sahası içinde fırsat yakalayan Vascolu gol makinesi Roberto (Dinamite) topu kalecinin üzerine yollamıştı.

15. dakikada Mendonça Peru kalesini hafif sağdan gören bir noktada düşürülmüştü. Topun başına Toninho ve Dirceu geçmişti . Müthiş sol ayağıyla topa vuran Dirceu, topu tam köşeden ağlara yollamayı başarmıştı. Kaleci Quiroga’nın yapabileceği hiçbir şey yoktu. Brezilya bu müthiş golle 1-0 öne geçiyordu.

Golden 2 dakika sonra bir serbest vuruş daha kazanmıştı Brezilya. Bu kez daha uzaktan görüyordu kaleyi. Sağ bek Toninho, epey gerildikten sonra topa hızla vurmuş, kaleci Quiroga’dan seken top kornere çıkmıştı.

18. dakikada gole Peru yaklaştı. Ceza alanı yayı içinde Cubillas’ın şutu savunmadan dönmüş, top Velasquez’in önüne gelmişti. O da gelişine sert bir şut çıkarmış ancak top kalenin hemen yanından dışarıya çıkmıştı.

22. dakikada Peru en önemli pozisyonunu yakalamıştı. Oblitas’ın sol kanattan taşıdığı top arka direkte bomboş duran Munante’ye gelmişti. Kale çizgisinde bekleyen savunmalar bile gol olacağını düşünmüş olmalı ama Munante topu rakibe nişanlayınca Brezilya golü yemekten kurtulmuştu.

28. dakikada Brezilya’yı rahatlatan gol gelmişti. Sahneye bir kez daha Dirceu çıkmıştı. Kaleyi sol çaprazdan gören Dirceu, mesafe uzak olmasına rağmen sert bir şutla topu köşeye yollamıştı. Quiroga da hata yapıp topu yakalayamayınca sonuç 2-0 olmuştu.

İlk yarının son üçte birlik kısmında karşılıklı pozisyonlar izlemeye devam etmiştik. 35. dakikada La Rosa sol ayağıyla çok sert vurmuş ancak top direğin yanından auta çıkmıştı. 2 dakika sonra bu kez Brezilyalı Mendonça ceza sahasına girmeden önünü boşaltmış ve şutunu çekmişti. Ancak o da gole ulaşamamıştı.

İlk yarının son dakikasında Peru Cueto ile gole yaklaşmıştı. Cubillas’tan aldığı pasla ceza sahası yayı içinde şut fırsatını yakalayan Cueto, yumuşak bir aşırtmayla kaleciyi avlamak istemiş fakat üstüne gelen topu Leao kornere çelmişti.

2. yarının hemen başında Brezilya net bir pozisyondan yararlanamamıştı. Önce Gil’in şutunu zorlukla Quiroga çıkarmış, daha sonra topu önünde bulan Roberto da boş kaleye topu göndermek yerine üstten auta yollamıştı.

65. dakikada rakibini karşısına alarak hızla ilerleyen La Rosa topu sağ tarafına çekip çaprazdan kaleyi düşünmüştü. Tam gol olmak üzereyken Leao son anda topu çelmeyi başarmıştı.

2. yarıda oyun tersine döndü diyebilirim. İlk yarıda baskı uygulayan Brezilya, kontra fırsatı arayan Peru idi. 2. yarı boyunca ise Peru baskıyı kırmış, topla daha çok oynamaya başlamıştı. Brezilya ancak nadiren tehlike yaratıyordu. Bunlardan  birinde , kendi gayretiyle topu taşıyan Roberto, kalenin önünde rakip savunmalar tarafından düşürülmüş  ve takımına penaltı vuruşu kazandırmıştı. Topun başına, biraz önce oyuna giren Zico  geçmişti . Yerden hızlı bir vuruş yapan usta oyuncu, kaleci köşeyi bilmesine rağmen topu ağlara yollamıştı.

Maçın geri kalan kısmında Peru ağırlıklı ataklar sürmüş ancak sonucu değiştirecek gol gelmemişti. Maçı Brezilya 3-0 kazanmıştı. Ancak finale giden yolda şansını saha dışında kaybedecekler, Peru’nun son maçta  Arjantin’e  6-0 yenilmesiyle evlerine geri dönmek zorunda kalacaklardı…

Çok Okunanlar

17 Eylül 1997 Newcastle United – FC Barcelona Maçı

7 Nisan 2004 Deportivo La Coruna – AC Milan Maçı

15 Temmuz 1966 Macaristan – Brezilya Maçı

Yorum Yap

* By using this form you agree with the storage and handling of your data by this website.

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bununla ilgili iyi olduğunuzu kabul edeceğiz, ancak isterseniz dilediğiniz zaman çıkabilirsiniz. Kabul Ediyorum Devamı

error: Content is protected !!