Ninguem
Image default
Unutulmaz Maçlar

1999/00 Şampiyonlar Ligi Finali: Real Madrid – Valencia

Bundan tam 20 yıl önce, 2 İspanyol ekibi Şampiyonlar Ligi şampiyonu olmak için karşı karşıya gelmişti. Turnuva tarihinde ilk defa aynı ülkeden 2 takım finalde karşılaşacaktı. Gülen taraf, Ağustos ayında oynanacak Avrupa Süper Kupası’nda Galatasaray’ın karşısına çıkacaktı.

Stade de France’da oynanan mücadeleye Real Madrid 3’lü savunmayla çıkmıştı. En geride libero rolünde Ivan Helguera yer alırken, yanında 2 sert savunmacı, Ivan Campo ve Aitor Karanka forma bulmuştu. Campo ve Karanka, Valencia forvetleri Claudio Lopez ve Miguel Angulo’ya adeta yapışmıştı. Helguera da dahil olmak üzere, Real savunması FM diliyle “stopper” rolüyle oynamıştı.

Real Madrid beklerine bu maçta ayrı bir paragraf açmak zorundayım. Roberto Carlos ve Michel Salgado, eşine az rastlanır bir bek ikilisi oluşturmuştu. Bitmek tükenmek bilmeyen enerjileri, hem savunmada hem de hücumda gösterdikleri agresif tavır, topu ileriye çıkarmada ve oyunu geniş alana yaymada gösterdikleri başarı ile Madrid ekibine büyük güç katmıştı.

Valencia, Real kadar geniş alana yayılmayı başaramamış, bu yüzden de katı savunmayı aşmakta çok zorlanmıştı. Çeyrek ve yarı final eşleşmelerinde Lazio ve Barcelona’yı perişan ederek finale yükselen ekip, Real karşısında hücumda oldukça kısır bir performans sergilemişti. Gerard sahada yokları oynarken, sağ içte görev yapan takımın beyni Mendieta da Real duvarına çarpıp durmuştu maç boyu. Valencia’nın hücumda en etkili isimleri, sert şutlarıyla kaleyi yoklayan Kily Gonzalez ile forvetteki Angulo-Lopez ikilisiydi. Ancak onlar da Casillas’ı endişelendirmekten çok uzaktı.

Daha önce söylediğim gibi, Valencia kanatlarda etkili olamayınca, Arjantinli hoca Lopez ve Angulo ikilisini kanatlara kaydırıp Gonzalez ve Gerard’ı içeride konumlandırmaya çalışmıştı. Geriden Angloma ve Gerardo’nun desteği olduğunda, takım topu ayağında daha fazla tutmayı başarıyordu ancak destek gelmediğinde Valencia hücumları saman alevi gibi parlayıp sönüyordu.

Real’in en büyük avantajı, kanatları tamamen iki beke emanet edip, Redondo’nun önderliğinde merkeze konumlanmaktı. Bu, Valencia’yı neredeyse tamamen kilitlemişti. Raul ve McManaman’ın “box-to-box” rolü ile ileri uçta Anelka’nın hareketliliği, beklerden gelen destekle birlikte Madrid ekibinin hücum gücünü oluşturuyordu.

Aslına bakarsanız, Valencia’nın harika bir savunması vardı. Real, attığı ilk 2 golü karambolden yararlanarak bulmuştu. Son gol ise savunmanın tamamen ileride olduğu bir anda gelen kontra atak sonucunda gerçekleşmişti. Raul, 75. dakikada finaller tarihinin en ikonik gollerinden birisini atmıştı. Tüm Valencia yarı sahası boyunca tek başına topu süren usta golcü, karşısında yalnızca Canizares’i bulmuştu. Kıvrak bir hareketle tecrübeli kalecinin solundan geçen Raul, açısı daralmasına rağmen topu uzak köşeye yollamayı başarmış ve bir umut çizgiye koşan Djukic’i hayal kırıklığı içinde bırakmıştı.

Valencia bir sonraki sezon yeniden finale yükselmiş ancak Cuper’in laneti devam etmişti. Real’in ise yeni bir zafer için 2 yıla daha ihtiyacı olacaktı…

Çok Okunanlar

1954 Dünya Kupası Finali: Batı Almanya – Macaristan

1978 Dünya Kupası Finali: Arjantin – Hollanda

Euro 1960 Finali: Sovyetler Birliği – Yugoslavya

Yorum Yap

* By using this form you agree with the storage and handling of your data by this website.

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bununla ilgili iyi olduğunuzu kabul edeceğiz, ancak isterseniz dilediğiniz zaman çıkabilirsiniz. Kabul Ediyorum Devamı

error: Content is protected !!