Ninguem
Image default
Unutulmaz Maçlar

7 Mart 2001 Deportivo La Coruna- Paris Saint-Germain Maçı

2000/01 Avrupa Şampiyonlar Ligi 2. tur grup eşleşmelerinde dönemin 2 önemli ekibi karşı karşıya gelmişti. Galatasaray’ın İstanbul’da Milan’ı 2-0 yendiği gece, Deportivo da PSG ile kendi sahasında harika bir maça ev sahipliği yapmıştı.

Ülkesinde bir önceki sezonu sürpriz bir şekilde şampiyon bitiren Deportivo, 2000/01 sezonunda da ligde şampiyonluk iddiasını sürdürüyordu. PSG maçından yaklaşık 2 hafta önce şampiyonluktaki rakibi Real Madrid ile kendi evinde 2-2 berabere kalarak avantajlı duruma geçme şansını kullanamamıştı.

Paris ekibi ise, geçen sezonu Gallardo’nun sırtladığı Monaco’nun arkasında ikinci sırada bitirmiş ve Şampiyonlar Ligi’ndeki yerini almıştı. Bu sezon ise işler onlar için hiç iyi gitmiyordu. Tek umutları, Şampiyonlar Ligi’nde başarılı olmaktı.

Deportivo ve PSG, B grubunda Galatasaray ve Milan ile birlikte çeyrek finale çıkma mücadelesi veriyordu. Galatasaray Milan’ı 2-0 geçince gruptan çıkmayı garantilemiş, Deportivo ve PSG’nin ise işi en iyi koşullarda bile son maça kalacaktı. Bu önemli gecede takımlar sahaya şu kadrolarla çıkmıştı:

Maça PSG daha defansif başlarken, kontra ataklardan yararlanmayı amaçlıyordu. Deportivo ise kendi sahasında oynamanın getirdiği psikolojiyle bir an evvel gol bulmanın derdindeydi.

16. dakikada Fran harika sol ayağıyla arka direğe doğru bir orta açmıştı. Koşarak kafa vuruşunu yapmayı başaran Victor, net pozisyondan yararlanamamış ve topu dışarıya atmıştı.

Bu pozisyondan yaklaşık 10 dakika sonra bu kez Fran golü kaçıran isimdi. Djalminha akıl dolu bir pasla Fran’ı PSG savunmasının arkasında bomboş bırakmıştı. Kaleci Letizi’yi çaprazdan karşısına alan Fran sert bir vuruş yapmış ama Letizi topu dışarıya çelmeyi başarmıştı.

29. dakikaya geldiğimizde sürpriz bir an yaşandı ve PSG ilk golü buldu. Sağ kanattan yapılan ortada Molina topu yumruklayarak ceza sahası dışına yolladı. Önüne düşen topa gelişine vuran Okocha, şansının da yardımıyla topu ağlara yolladı. Molina’nın hemen önünde seken top, usta kaleciyi yanıltmıştı.

İlk yarı bitmek üzereyken PSG ikinci golünü de attı. Sol çizgide topla buluşan Leroy, rakip savunmanın arasından adeta slalom yaparak geçti ve ceza sahası köşesinden sağ ayağıyla uzak direği gördü. Molina çaresizdi. Bu golle ilk yarı Fransız ekibinin 2-0 üstünlüğüyle sona erdi.

55. dakikada Paris ekibi farkı üçe çıkaran golü attı. Deportivo’nun orta sahada topu kaptırmasıyla başlayan atak hızla tehlikeli bir pozisyona dönüştü. Sağ kanatta topu alan Benarbia içeride bomboş durumda bulunan Leroy’u görmekte gecikmedi. Leroy’a da ayağına gelen topu Molina’nın yanından ağlara yollamak kaldı.

Golden 2 dakika sonra Deportivo diriliş belirtisini gösterdi. 2. yarıya Emerson’un yerine başlayan Pandiani, takımının ilk golünü attı. Sağ kanatta Manuel Pablo’nun güzel ortasına arka direkte kafa vuruşunu yapan Uruguaylı santrafor topu ağlarla buluşturdu.

3 dakika sonra, bu kez bir başka santrafor sahneye çıktı. Fran’ın yerine oyuna giren Tristan golün sahibiydi. Sağ taraftan Djalminha’nın ön direğe ölçerek yolladığı topa kafasını uzatan İspanyol, Letizi’yi avlamayı başardı.

Dakikalar 76’yı gösterdiğinde İspanyolların beraberlik golü geldi. Pandiani ve Tristan’ın oyuna girmesiyle, Victor, Fran’ın yerine sol kanada geçmiş; Makaay da sağ kanada kaymıştı. Real Madrid altyapısında yetişmiş olan Victor sol taraftan ceza sahasına doğru attığı pasla Makaay’ı topla buluşturdu. Hollandalı golcü, gelişine topu Pandiani’ye yolladı ve gecenin golcüsü son vuruşu yaparak topu ağlara yolladı.

Maçın sonucunu belirleyen gol, 2. golün adeta kopyasıydı. Yine sağ kanattan Djalminha’nın kullandığı köşe vuruşu, ön direkte bekleyen Pandiani’nin kafasına ulaştı. Uruguaylı golcü de yaptığı kafa vuruşuyla kendisinin 3., takımının 4. golünü attı.

Geri kalan dakikalar başka gol getirmeyince, Deportivo harika bir geri dönüşe imza atarak maçı kazanmayı başardı. Bu sonuçla İspanyollar umutlarını son maça taşırken, PSG Avrupa defterini kapattı.

Deportivo’nun başındaki isim Javier Irureta, devre arasında takımıyla neler yaşadığı sorulduğunda şunları söyledi: “İlk 5-6 dakika soyunma odasında sessizliğin hakim olmasına izin verdim. Bu, oyuncularımın ilk yarı performanslarını değerlendirmelerini sağladı. Daha sonra oyun hakkında konuştuk. Onlara bağırmadım ama hepimizin biraz gergin olduğunu kabul etmeliyim. Onlara, oyunun sonuna kadar mücadeleye devam etmemiz gerektiğini söyledim.”

Çok Okunanlar

1970 Dünya Kupası Yarı Final Maçı: Brezilya-Uruguay

1978 Dünya Kupası Finali: Arjantin – Hollanda

1966 Dünya Kupası Finali: İngiltere – Batı Almanya

Yorum Yap

* By using this form you agree with the storage and handling of your data by this website.

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bununla ilgili iyi olduğunuzu kabul edeceğiz, ancak isterseniz dilediğiniz zaman çıkabilirsiniz. Kabul Ediyorum Devamı

error: Content is protected !!